YAYINLAR

GELECEĞE HAZIRLIKLI MIYIZ?

21. yüzyılın dünyamıza kazandırdığı teknolojik gelişmeler her gün her yerde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Değişime o kadar alıştık ki artık yeni şeylere şaşırmıyoruz. Bundan yüz yıl önce hayalini dahi kuramayacağımız imkânlara kavuşmamıza rağmen gelecekte bizi nelerin beklediğine dair fikirlerimiz oldukça sınırlı. Hâlbuki dünyaya egemen olma iddiası içinde olan ülkeler boş durmuyorlar. Yeni bir toplum inşası içerisinde olan bizler küreselleşmeyle birlikte bir köy halini alan dünyada muhtarlık yarışından geri mi duracağız?

Bugün sanayide ve üretimde “Endüstri 4.0” kavramı konuşuluyor. Çeşitli sektörlerde insanın yerini yapay zeka ile geliştirilmiş robotların ve internete entegre edilmiş nesnelerin alacağı söyleniyor. Dolayısıyla insanlığın eski istihdam alanlarının yok olacağı ve yerini yeni iş tanımlarının alacağı ifade ediliyor. Peki, eğitim hayatına bu yıl başlayan çocukların %65’inin üniversiteden mezun olduklarında yapacağı işin henüz var olmadığını, yani icat edilmediğini biliyor muydunuz?

Henüz daha ilk çeyreğini tamamlamadığımız çağımızda söz sahibi olmak istiyorsak eğitim yöntemlerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. “Bugünün öğrencilerini dünü yaşıyor gibi eğitirsek, yarınlarını çalmış oluruz.” diyor John Dewey. Bugün kullandığımız eğitim metotları, çağın ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Gelişen teknoloji ile birlikte artık bilgi ulaşılması güç bir olgu olmaktan çıktı. Zaman ve mekan sınırı tanımaksızın merak ettiğimiz bir konuya dair bilgilere internet ortamında rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Artık bilgi ve ezber yoğunluklu eğitimden ziyade, çeşitli becerilerin kazandırıldığı bir paradigmaya ihtiyacımız var. Peki nedir bu 21. yüzyıl becerileri?

Yaratıcılık ve İnovasyon

İnovasyon, yeni bir fikir ortaya koymak veya var olan bir fikri daha da geliştirmektir. Özgün, yenilikçi ve sade olmaktır. Eğer biz yaratıcılık ve inovasyon becerilerine sahip öğrenciler yetiştirirsek, aynı zamanda geleceğin dünyasında söz söyleyecek veya iz bırakacak bireyler yetiştirmiş oluruz.

İşbirlikçi Yönetim ve Liderlik

21. yüzyılın dünyasında kendimize yer arıyorsak, vizyon sahibi, saygın, kazanmaya odaklı, inovatif, gelişime açık, risk alan, sorumluluk sahibi, başkaları ile takım çalışması yapabilen ve insani değerleri ile ön plana çıkan liderlere ihtiyacımız var.

Dijital Okuryazarlık

Dijital okuryazarlık interneti nasıl kullandığımız ile alakalı bir kavramdır. İnternet, artık evlerimizdeki kütüphane haline geldi. Kafamıza takılan bir sorunun cevabını internetten birkaç manevra ile hemen alabiliyoruz. Ancak böylesine geniş bir ortamda doğru bilgiye ulaşmak ve doğru bilgi üretmek önemli bir meseledir. Bunun için, bilgi çağında dijital okuryazarlık becerisine sahip öğrenciler yetiştirmek durumundayız.

Eleştirel Düşünebilme ve Problem Çözebilmek

Klasik eğitim modelinin en büyük problemlerinden biri, eleştiriye açık olmayan bir öğrenme pratiği olmasıdır. Eleştiri kulağa negatif bir kavram olarak geliyor olsa da birçok sorunun çözümünde önemli bir rol oynar. Bilgi kirliliğinin had safhada olduğu çağımızda eleştirel bakış açıları bizi doğru yere kanalize edecektir. 

Hayat Boyu Öğrenme ve Kişisel Yönetim

Her geçen gün yeni gelişmelerin yaşandığı çağımızda kendini güncellemeyen bireylerin yenilenen şartlara ayak uydurması oldukça zordur. Bu nedenle eğitimin ve öğrenmenin anne karnından son nefesimizi vereceğimiz ana kadar sürdüğünün farkında olarak alıcıları her zaman açık bireyler yetiştirmek durumundayız. Ayrıca kendi öz disiplinini sağlayamayan ve kendine hükmedemeyen bir bireyin makinelere, teknolojiye ve çağa hükmedebilmesi beklenemez. Bu nedenle öz disiplini olan bireyler yetiştirmek zorundayız.

Sosyal Sorumluluk, Kültürel, Evrensel ve Çevresel Farkındalık

Dünya her geçen gün teknolojik alanda ilerleme kaydederken, her gün kaybetmeye devam ettiğimiz bir şey var: insanlığımız. Bireysellik, kültürel enformasyon, doğayla savaş içinde olmamız… Bunların hiçbiri insani değerlerle örtüşen şeyler değil. Buna dur diyebilmek bizim elimizde. Dünyayı değiştirmenin bizim elimizde olduğunu gençlerimize anlatabilmemiz lazım.

 

(Ömer Faruk Kavuncu tarafından kaleme alınan bu yazı İşrak Gazetesi'nin 15 Ocak 2019 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)