ETKİNLİKLER

Küresel Barış Vizyonu

BEKAM tarafından düzenlenen “Küresel Barış Vizyonu Çalıştayı” ikinci gün yapılan gurup çalışmalarının ardından sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi.

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi’nin 4-5 Mart tarihlerinde Gaziantep’te yaptığı çalıştayın ikinci günü gurup çalışmalarıyla devam etti. Türkiye, Suriye, Kuveyt, Almanya, Ürdün, İngiltere ve Katar’dan gelen sivil toplum temsilcileri, kanaat önderleri, mütefekkir ve akademisyenlerden oluşan 70 katılımcıyla gerçekleştirilen çalıştayında üç gurup halinde yapılan oturumda 1. Grup; “Türkiye-Suriye ortak tarihi ve geleceği”, 2. Grup; “Stratejik Çalışmalar”, 3. Grup ise “Sosyal bütünleşme ve uyum” konularını masaya yatırılarak müzakere edildi.

Gurup çalışmalarının ardından sonuç bildirgesi okundu. Türkçe ve Arapça hazırlanan sonuç bildirgesinin Türkçesini BEKAM Ortadoğu Masası Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ulukütük, Arapçasını ise Eski Bakan ve Aktivist Esat Mustafa okudu. Kapanış oturumuna Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun da katıldı.

Suriye’nin huzuru bizim huzurumuzdur

Kapanış oturumunda bir konuşma yapan Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, “Hama’nın, Şam’ın, Halep’in acısı bizim acımızdır, huzuru bizim huzurumuzdur. Afrin’in, Kamışlı’nın, Aynel Arab’ın huzuru bizim huzurumuzdur. Burada sizlerin yüzüne baktığımız zaman 40 yıllık bir acının, sürgünün ve Baas soykırımının izlerini görüyorum. Artık acılarımızı yarıştırmayı bir tarafa bırakıp coğrafyamızın geleceği için daha fazla çaba sarf etmemiz gerekir. Özgür bir Suriye, Suriye halkı tarafından seçilmiş bir yönetim hepimizin amacıdır. Suriye’de bu zulümleri yapanların yargılanarak gerçek cezalarını bulana kadar çabamız devam edecektir. Her bizimiz dünyanın neresinde bulunursak bulunalım ülkemize, coğrafyamıza bulunduğu yerden katkı yapmayı başarmamız gerekir. Bu vesile ile Türkiye’nin geleceği için ülkemizde bulunan 3 milyon Suriyeli kardeşimin ülkemizin geleceğine daha fazla katkı yapmasını arzu ediyoruz. Çalıştaya emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmanın ardından çalıştay sona erdi.

Küresel Barış Vizyonu Çalıştayı Sonuç Bildirisi

4 -5 Mart 2017 tarihlerinde, Anadolu Platformu ve Gaziantep Bilim Eğitim ve Kültür Araştırmaları Merkezinin organizasyonunda; Bülbülzade Vakfının ev sahipliğinde, Küresel Barış Vizyonu çalıştayı düzenlenmiştir.

Çalıştayımız Suriye, Türkiye, Kuveyt, Almanya, Ürdün, İngiltere ve Katar’dan gelen Sivil Toplum temsilcileri, kanaat önderleri, mütefekkir ve akademisyenlerden oluşan 70 katılımcıyla gerçekleşmiştir.

Bölgemizde huzur ve güvenliğin tesis edilmesi için öncelikle Suriye ve Türkiye ilişkilerinden başlayarak, tüm İslam coğrafyasının bütünlüğünü ve huzurunu ümmet bilinci ve duyarlı bir vicdan ile inşa etmeyi hedeflenmekteyiz.

Çalıştayımızda Türkiye’de bulunan Suriyelilerin yaşadığı bireysel ve toplumsal sorunların anlaşılmasına ve çözümüne yönelik görüş ve önerilerde bulunulmuştur.

Türkiye ve Suriye arasında toplumsal, tarihsel ve kültürel kaynaşmanın ve bütünleşmenin inşa edilmesi için kültür, sanat, edebiyat, sinema, medya ve iletişim kanallarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Suriye ve Türkiye’nin ortak geleceğini şekillendirecek en önemli faktörler ortak tasavvur, ortak vicdan ve ortak bilinçtir.

Suriye’nin ve Türkiye’nin geleceklerinin barış ve huzura dayalı inşasının uzun süreçli ve kapsamlı çalışmalar gerektirdiği yönünde hemfikiriz. Bu çalışmaların ilk adımı olarak bir veri paylaşımı merkezi oluşturulması, bilgilerin bir çatı altında toplanması ve bilgi kirliliğinin engellenmesi gerekmektedir.

Geçici önlemler ve eylemler yürütülürken fikri açıklık, entelektüel genişlik için geleceğimiz sağlam bir zeminde, ortak değerlerimiz üzerine kardeşlik bilinci ile inşa edilmesi gerekmektedir. İçine çekildiğimiz cendereden kurtularak, özgür ve medeni yeni dünyayı planlamak için daha fazla çabaya, irfana, akla ihtiyaç vardır.

Gerçekleştirdiğimiz ilk çalıştayımızda, sorunların ortak tarih ve gelecek tasavvuru, eğitim, kültür, ekonomi, stratejik çalışmalar ve sosyal bütünleşme ve uyum olmak üzere bir çerçeve çıkartılmış ve söz konusu bu çerçevenin ana konularına göre ilerde oluşturulacak özel oturumlarla ayrıntılı bir biçimde ele alınmasına karar verilmiştir.

Çalıştayımızda katılımcılar arasında ortak bir bilinç ve ortak dil oluşturulmuş ve söz konusu ortaklığın somut plan ve eylemlerle hayata geçirilmesine dair kararlılık belirtilmiştir.

Bu kapsamda olmak üzere, yapacağımız eylemlerle ilgili mutlaka bir iş bölümüne gidilmesi ve iş bölümleri arasında bir uzmanlaşmanın gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Sorunların çözümünde, yetişmiş insan ihtiyacımız, hayati bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, gençlerimizin, genel anlamda Ortadoğu özel olarak da Suriye Türkiye ilişkilerinin geleceğine dair uzmanlaşması yönünde destek ve teşviklerin yapılması büyük gereklilik haline gelmiştir.

Suriye ve Türkiye İlişkilerinin yazılı ve akademik bir platformda anlam ve değer bulabilmesi için, uzun soluklu ve kapsamlı çok dilli dergilerin çıkarılması ve meselenin aktörleri arasında dağıtıma geçirilmesi gerekmektedir.

Genel anlamda Ortadoğu, özel anlamda ise Suriyeli bilim, fikir ve sanat insanlarının özel dernekler ve sendikalar çatısı altında toplanılması ve iletişime geçilmesi gerekmektedir.

Kültürel ve düşünsel dünyamızı inşa eden kitaplarımızın karşılıklı olarak tercüme edilmesi, düşünsel bütünlüğün ve ortak dilin geliştirilmesinde büyük bir role sahiptir.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında yer alan bölgelerde, ekonomik kalkınmaya yönelik yapılan çalışmaların yanı sıra toplumsal kültürel ve düşünsel kalıcı hamleler yapılması ve yeni Suriye’nin inşasına entelektüel katkılarda bulunulması gerekmektedir.

Tecrübe paylaşımı, Literatür ve kavramsal çerçevenin oluşturulması ve anlatılması, kişisel gelişimin anlatıldığı bir program çerçevesinde kendi iradelerini kullanmak için eğitim çalışmaları yürütülmesi gerekiyor. Bunlara sivil toplum eğitimleri diyebilir, gençlerimizi bu yönde sivil toplum ve siyaset akademileriyle gelecek inşası için yetiştirebiliriz.

Dosya İndir